akseki

 SOSYAL VE EKONOMİK YAPI
Ekonomi
Yöre halkının başlıca geçim kaynakları ormancılık, ticaret ve hayvancılık olup, bağcılık ve badem yetiştiriciliği de fazladır. Oldukça taşlı olan bölgede sulanabilen arazilerde meyvecilik ve sebzecilik de yapılmaktadır. Akseki’nin dağlık yapısı tarım için elverişli değildir. Bununla beraber üzüm ve incir önemli geçim kaynaklarıdır. Bunların dışında ilçedeki başlıca ekonomik etkinlik ticaret ve küçükbaş hayvancılıktır. Akseki yöresinde bal, tereyağı, peynir, nergis soğanı, defne, kereste, av derisi ve canlı hayvan ticarette önemli bir yer tutar ve bunlardan bazıları ihraç edilir. Ayrıca Akseki’de el sanatları da çok gelişmiştir. Özellikle dokumacılık yaygındır.
Akseki yöresinde kurulu bir sanayi kuruluşu yoktur. Eskiden önemli bir uğraş olan deri tabakçılığı, dokumacılık ve demircilik kaybolmuştur.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında dışarıya göçü önlemek amacıyla dokumacılık kooperatifi kurulmuş ama zamanla başarısız olmuş ve göç önlenememiştir. Çoğu köylerde köy kalkınma kooperatifi ve buna benzer kooperatifler kurulmuştur. Fakat bu çalışmalar da zaman içerisinde başarısız olmuş ve göç buralarda da önlenememiştir. Türkiye genelinde yaşayan 400 binin üzerindeki Aksekili nüfus bu göçlerin boyutunu göstermektedir. Geriş köyünde ve Cevizli kasabasında orman ürünleri işleyen birer tesis kurulmuş olup, bunlardan sadece Geriş köyündeki tesis işletilmektedir.
on yıllarda ana vatanı Akseki olan kardelen soğanı çalışmaları bölgeye kazanç sağlamakla birlikte, bilinçsiz söküm kardelen neslini tehdit etmektedir. Sökülen kardelen soğanları ilaç sanayisinde kullanılmak üzere yurt dışına ihraç edilmektedir. Yine son yıllarda kurulmuş olan kültür mantarı tesisi üretim maliyeti yüksek olduğundan revize edilmekte ve kompost tesisi ilavesi yapılmaktadır. Kültür mantarının yanı sıra, özellikle bahar aylarında doğada kendiliğinden yetişen kuzu göbeği mantarı ticareti yörenin en önemli kazanç kaynaklarından biridir. Ayrıca incir ambalajlarında kullanılan defne yaprakları ticari değerlendirme alanına girmiştir. Kekik ve kekik yağı ticareti eskiden beri yapılsa da, daha yeni kazanç kapısı olmaya başlamıştır.
Ekonomik uğraşlardan birisi de tarımdır. Coğrafi sahanın engebeli ve tarıma az  elverişli olması bu kaynağı içe dönük yapmıştır. Toprağın azlığı hububatın dışarıdan alınmasını zorunlu kılmaktadır. Diğer kazanç getiren tarım ürünleri ise üzüm ve incirdir. Özellikle Aşağıaşıklar köyünün inciri,  Fersin kasabasının ve Murtiçi’nin üzümü çevrede oldukça isim yapmıştır. Son yıllarda güney köylerinde bağlar revize edilmiş ve üzüm önemli bir kazanç kaynağı olmuştur.
Bölgede hayvancılık açısından uğraşlar değişik görünümler gösterir. Coğrafi yapı nedeniyle büyükbaş hayvancılığın gelişmesi zordur. Davarcılık  yapılabilmektedir. Köylerin çoğunda peynir ve hayvan gübresi ticareti yapılmaktadır. Tulum peyniri oldukça ünlüdür.
1970’lerde başlayan tavukçuluk ilçenin merkeze uzak oluşu nedeniyle o zamanın teknolojisiyle başarılı olmamış ve  yeni teknoloji ile de tavukçuluk girişimi yapan olmadığından tavukçuluk gelişememiştir
Bölgenin en önemli gelir kaynaklarından birisi de arıcılıktır. Son zamanlarda arıcılık iyi bir gelişme göstermektedir. Özellikle Süleymaniye kasabası ve Çimi köyü yaylasında üretilen bala talep oldukça fazladır.
Kuzeyde Süleymaniye kasabasından başlayıp Susuzşahap köyüne doğru uzanan Gidengelmez Dağları’nda dağ keçisi avcılığı av turizmine hizmet vermektedir.
Aksekililerin çok azı tarım ile uğraşmaktadır; tarım kadınların işi olarak görülmektedir. Son yıllarda kekik tarımı ve kapari yetiştiriciliği alanlarında bazı çalışmalar başlatılmıştır. Tarımın geliri bölgede çok azdır ve geçim için yetersizdir. Akseki’de el sanatları oldukça gelişmiştir. Kunduracılık, bakırcılık, seramikçilik ve ağaç oymacılığı bu uğraşların başında gelir. Türkiye’nin her yerinde Konya kaşığı olarak satılan tahta kaşıklar bademli kasabasında üretilmektedir. Bademli kasabasında hemen her evin altında kaşık yapım tezgahı vardır. Fakat her şeye rağmen Akseki’de göç olayları durdurulamamaktadır. Bütün bunların yanı sıra yabancı ülkelerde çalışan işçi sayısı oldukça fazladır. Yurt dışındaki ikinci kuşak Aksekililerin büyük bir bölümü bulundukları ülkelerde kendi işlerini kurmuşlardır.
Akseki’den ayrılmayanlar için hayvancılık, arıcılık, ağaç, kardelen, sahlep, kekik ve andız yağı, peynir ve tereyağı ticaretleri başlıca geçim kaynaklarındandır
Eğitim
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Akseki ilçesinde ve bazı köylerinde ilkokul düzeyindeki sübyan mektepleri, ortaokul düzeyindeki rüştiye mektepleri ve üniversite düzeyindeki medreseler bulunmaktaydı
Osmanlı devletinin son dönemlerine doğru bu okullardaki düzen bozulmuştur. Ancak eğitime önem veren halk gençlerini Akseki dışına göndererek eğitimlerini sürdürmelerini sağlamışlardır. Yurdumuzda tanınan ünlü Aksekili ticaret adamlarının yanı sıra Aksekili bürokrat, paşa ve bilim adamları adlarını duyurmuşlardır. TBMM’nin kuruluşunda Antalya milletvekili olarak görev yapan Rasih KAPLAN, ünlü astronom Fatin GÖKMEN, ünlü diyanet işleri başkanı Ahmet Hamdi AKSEKİ bunlardan sadece bazılarıdır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında bu aydın kesimin de katkısıyla Akseki ve köylerindeki ilkokullar yeniden açılmıştır. O zamanın kanunlarına göre halk kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılamaktaydı. Akseki halkının ekonomisi Demirci Mehmet Efe olayı ve uzun süren savaşlar nedeniyle tarım gelirleri en düşük düzeye inmiş olmasına rağmen, Akseki halkı eğitim için her masrafı seve seve karşılamıştır.
Akseki’nin hemen hemen bütün köylerinin kültür ve dayanışma dernekleri vardır ve bu dernekler köylerinin özelliklerini ön plana çıkaran festivaller yapmaktadır.
Akseki’de 1947 yılında ortaokul, 1975 yılında ise lise açılmıştır. Yıpranan ilkokulun yerine Aksekililerce Devrim İlkokulu yapılmıştır
1723 yılında yapılmış olan Yeğen Mehmet Paşa  Kütüphanesi, içerisinde konferans salonları da olan modern bir binada, 25 bini aşkın kitabıyla ve dünyada benzerleri olmayan 320’nin üzerindeki el yazması eseriyle hizmet vermektedir.
Ayrıca Sağlık Meslek Yüksek Okulu, Anadolu Sağlık Meslek Lisesi, Devlet Parasız Yatılı Lisesi, Süper Lise, Şahinler Lisesi, Kız Meslek Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi ve Cevizli Çok Programlı Lisesi ile eğitim ve öğretime hizmet verilmektedir.
Türkiye’nin üçüncü büyük Atatürk heykeli Akseki’dedir.
Okullarını kendisi yapan yöre olarak tanınan Akseki okulları, kütüphanesi, stadyumu, kapalı spor salonu, yüzme havuzları ve halı sahasıyla örnek bir eğitim ve spor merkezi olma özelliğine sahiptir.
Akseki Çanakkale Savaşı’nda en çok şehit veren ve çok sayıda gazisi olan bir ilçedir. Bunlarla ilgili kayıtlar Yeğen Mehmet Paşa Kütüphanesi’nde saklanmaktadır
COĞRAFYA-İKLİM-ULAŞIM
Aksekimiz yurdumuzun güneyinde, Akdeniz Bölgesi’nin batı bölümünde, Alanya-Konya tarihi ipek yolu üzerinde, Torosların denize yakın kesimine kurulmuştur. 41 köy ve 6 ilçeden oluşmuştur. Antalya iline bağlı, yüzölçümü bakımından geniş, nüfus yönünden seyrek, Alanya’dan sonra en eski ilçesidir. Yüzölçümü 2500 km2 olup, nüfusu 52 binin üzerindedir.
Akseki ilçesi zamanla Gündoğmuş ve İbradı köylerini ilçe yaparak kendisinden ayırmıştır. İlçede 1879 yılından bu yana belediye hizmeti verilmektedir.
Akseki’nin doğusunda Bozkır, kuzeyinde Seydişehir ve Beyşehir, güneyinde Gündoğmuş ve batısında Manavgat ve İbradı ile komşudur. Göller bölgesinin Beyşehir ile Suğla göllerinden sonra, ormanlık bölgenin sınırları ile dağlık bir bölgede kurulmuştur.
Antalya’ya 130 km uzaklıkta, Toros Dağları ile çevrili bir ilçedir. Rakımı 1000 metrenin üzerindedir. 2537 kilometre karelik bir alana yayılmış olan Akseki’nin merkez nüfusu 12 bin civarındadır. Bu sayı köylerle beraber 42 bine ulaşır. 52 tane köyü bulunan Akseki’de nüfus yoğunluğu kilometrekarede 10 kişidir. Akseki’nin başlıca bitki örtüsü makiler ve çam ağaçlarıdır. Ancak Akseki’nin yüksek platolarında bunlara da rastlanmaz; sadece küçük yapılı otlar ve dikenler bulunur. Akseki’nin Güzelsu köyünde dünyada koruma altında alınmış ve Akseki’nin tarihinde birçok uygarlığı bu yöreye çekmiş olan sedir (katran) ağaçları bulunur. Bu ağaçların bazıları devasa boyutlara ulaşır ve yaşları 500 senenin üzerinde olanları vardır.
ARAZİ YAPISI
Tamamen Manavgat Çayı havzasına giren Akseki bölgesi çok engebeli ve dağlık bir arazi yapısına sahiptir. Kayda değer bir ovası yoktur. Arazi yapısı birbirinden farklı üç kısma ayrılır.
1-Dağ köyleri
2-Tımar içi köyleri
3-Gembos-Eynif çukurluğu
Ayrıca Akseki’nin kuzey köylerinde değişik arazi yapıları bulunmaktadır.
SU  KAYNAKLARI
Yörede toprak azlığının yanı sıra en önemli sorun suyun az olmasıdır. Krater yapı yağmur ve kar suyunu olduğu gibi içine çeker. Manavgat Vadisi yakınından başlayan Alaca bölümü ile Yıldız Dağları arasındaki kesimde hiçbir  su kaynağına rastlanamamaktadır. Bunun nedeni kraterin çok kalın olması yüzünden suyun çok derinde olmasıdır.
Bölgenin en güçlü suyu Manavgat Irmağı kenarlarından kuvvetli pınarlar halinde açığa çıkar. Kuzeyden güneye doğru Değirmenlik’te Değirmenlik Pınarı, Süleymaniye sınırları içerisinde Herse Suyu, Kuyucak’ta Düdenbaşı Pınarı, Gümüşdamla’da  Alihoca Pınarı, Gödene kıyısında Yedipınar Suyu, Tepedağı’nın dibinde Olukçanağı Pınarı, Sinanhoca üstünde Kozovası Pınarı, Çamdağ dibinde Sirek Pınarı ve Kısar’da Delikağzı Düdeni su kaynaklarının başlıcalarıdır.
İKLİM
Denize dik inen Manavgat Irmağı ve yanlardan deniz etkileri, bölgenin bölmeli ve çöküntülü durumundan da yararlanarak iç kesimlere kadar sokulur. Denizden kuş uçumu 50-60 km  uzakta bulunan Üzümdere altlarına kadar zeytin de dahil birkaç Akdeniz fundası sokulur. 1050 rakımına rağmen Akseki’nin altına kadar nar, incir, çitlembik 1200 rakımına kadar yükselerek meyve verir. Bu uç ile Manavgat çayı vadisi arasında Murtiçi’ne doğru olan aşağıdaki köylerde Akdeniz fundası kendisini gösterir.
Bölgede kış sert geçer. Fakat bu sertlik kar yağışı çok olsa bile güneye  doğru etkisini kaybeder. Bunun yanı sıra  buralarda yaz daha sıcak geçer. Bazen kuraklık bile görülür. Son yıllarda yazları yağış oranı epeyce düşmüştür. Akseki’nin merkezinde yazları sıcaklık 20-35 derece, ilkbaharda ise 15-20 derece arasında olur.
ULAŞIM
Bağlı bulunduğu Antalya’ya 155 km uzaklıktadır. Antalya-Akseki-Seydişehir-Konya karayolu İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan en kısa yoldur. Ayrıca Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılmış olan ve eskiden İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan tek yol olan Antalya-Akseki-Beyşehir-Konya karayolu da günümüzde hizmet vermeye devam etmektedir. Akseki ile Konya arası 160 km uzaklıktadır. Batı Torosların 1050 rakımındaki Akseki, Antalya-Mersin karayolunun 88′inci kilometresinden devreye ayrılan Antalya-Konya karayolunun 67′inci kilometresindedir.
Ayrıca Süleymaniye-Seydişehir, Alacabel-Bozkır ve Akseki-İbradı karayolları çevre ilçelerle ulaşımı sağlamaktadır.
İlçenin tüm kasaba ve köyleri ile ulaşımı asfalt yollarla sağlanmaktadır.

Yorum yapın